12 Nisan 2012 Perşembe

Neden “Kusursuz Bir Mutluluğa Doğru?"


Gerçekten kusursuz mutluluk var mı? Eğer yoksa oluşturulabilir mi? Herkes yakalayabilir mi bu mutluluğun kusursuz olanını yaşamda? Yoksa biz insanlar o kadar kusurluyuzdur ki bu yüzden mutluluğumuz kusursuz olamaz diyebilir miyiz? Benim mutluluğum bana göre iyidir, idare eder; bana ne senin kusursuzluk arayışından diyeniniz var mı? Bu konular ilgimi çekmiyor ben kendi yağımda kavrulup gidiyorum diyenlerden misiniz? Peki, bütün bu sorulardan sonra kendime de bir soru yönelteyim: “Niye Kusursuz Bir Mutluluğa Doğru?”

Seçim daima bana ait. Bunu biliyorum. Her an dünyamı değiştirebilme olanağım var; yeni şeyler üretebilirim, yaratıcılık gücümü kullanabilirim. Bunları yaparken öte yandan her şey yolunda gitmeyebilir. Elbette ki hayatın çeşitli evrelerinden geçmem doğaldır. Acıysa acı, mutsuzluksa mutsuzluk olabilir hayatımda. Ancak bunlar olurken her zaman bir çıkış vardır, başka bir seçenek vardır, keşfedeceğim yeni bir şey vardır. Zamanla hayatımdaki bilme yetim ustalaşacak ve beni yeni alanlara taşıyacaktır. Biliyorum.

Bazı şeylere ihtiyacım kalmayacağını hissedebiliyorum. Öyle bir an gelecek ki ben iyi ya da kötü diye adlandırdığımız hiçbir şeyden etkilenmeyeceğim. Özgürleşeceğim. Kendime bile ihtiyacım kalmayacak. Dışarda aradıklarımı bulamadığımda korku algılamayacağım. İç huzurum her neredeyse çıkartıp cebime yerleştireceğim özenle. Yaşayacaklarımı kendim istediğim şekilde deneyimlemeye başlayacağım. İhtiyaç duyduğum tek şey bilinç patlaması galiba. Neden olmasın?

İmkansız gibi görünebilir ancak ben bunu istiyorum. Sonra vazgeçiyorum. Koşulsuz bir mutluluk hali arzuluyorum önce içimde sonra etrafımda. Sonra vazgeçiyorum. Her nerede ve ne koşulda olursa olsun, o koşulları kusursuzluğa ulaştırmak istiyorum. Sonra vazgeçiyorum. Yani gerçeğe, yani mükemmele, yani hatalarıyla kabul etmeye, olduğu gibi sevmeye, seçmeye ve yaşamaya varmak istiyorum. Sonra vazgeçiyorum. Bırakıyorum olsun.

Vazgeçiyorum çünkü istemek ile ihtiyaç arasındaki farkı keşfediyorum. İnce bir ayrım algılıyorum kendimce.  Sonra bu bloğun adını seçiyorum: “ Kusursuz Bir Mutluluğa Doğru.” Hoşuma gidiyor, bana tercihimi hatırlatıyor. Hedefe kilitliyor gibi gözükse de aslında akışa izin veriyor. Bu ihtiyaç duyduğum bir şekil değil tercih edeceğim bir şekil haline geliyor. Yüreğimden gelen değişim ve iç huzurumun tercihi bu. Bu seçtiğim ad bana sevgi duygusu veriyor, sevginin titreşimini hissettiriyor. Beni mutlu ediyor bu seçimim. Bu da bana yetiyor. Kusursuz bir mutluluğa ulaşabilecek miyiz? Ya da ulaşabilecek miyim? Peki, ulaşmak istiyor muyum? “Zaman her şeyin ilacıdır” diyorum ve seçeneklerime göz atıyorum an’ da. Şimdi’de…

Sevgiyle kalın,

Sy

1 yorum :

  1. Eğer her şeyi bir çerçeve içine alan bakış açımız,algılayışımızsa neden üzütülerimiz ,hatalarımız kusurlu ama mutluluğumuz kusursuz olmasın.Çoğaltmamız gereken mutluluksa eğer kusursuz mutluluğa pupa yelken diyorum..
    Sevgiler
    Sulhan

    YanıtlaSil